Michael Myers geri döndü! Üstelik bu sefer hiç olmadığı kadar acımasız… John Carpenter’ın korku kültü Halloween’a 40 sene sonra gelen devam filmi seyircileri adeta koltuklarına çivileyecek.
1978 yılında vizyona giren John Carpenter imzalı ilk Halloween, tür sineması adına dönemin önde gelen ve hafızalardan hiç çıkmayacak bir korku başyapıtıydı. Öyle ki ardı ardına çekilen devam filmleri ile Halloween serisi ciddi bir hayran kitlesi de oluşturmayı başarmıştı. Oyuncuları arasında Haluk Bilginer’in de olduğu yeni Halloween filmi ise geçtiğimiz günlerde vizyona girdi. Bu filmin dikkat çeken yanlarından birisi ise yapımcıları arasında bizzat seriyi başlatan usta yönetmen John Carpenter’ın yer alması. Filmde İlk filmin sonrası anlatılırken serinin devam halkaları ise yok sayılıyor.
Hikâye, Michael Myers’ın 40 yıl boyunca kapalı kaldığı akıl hastanesinden kaçması ve yarım kalan işi, yani kız kardeşi Laurie’yi öldürmeye çalışması etrafında gelişiyor. Laurie, 40 yıl boyunca Michael’ın hastaneden kaçabileceği düşüncesiyle hazırlıklarını yapmış, hatta bu takıntısı onun aile ilişkilerini derinden etkilemiştir. Çevresindekiler ne derse desin o kızı ve torununu bu potansiyel tehlikeden korumak için tüm önlemleri fazlasıyla almış durumdadır. Michael ise başka bir hastaneye nakledildiği esnada bir şekilde otobüsten kaçmayı başarmış ve Laurie’nin peşine düşmüştür.
Öncelikle şunu belirtmekte fayda var, bu film Halloween serilerinin tümünü göz önüne alırsak en sert filmlerden birisi denebilir. Gerilim dolu anlar seyirciyi çok tekinsiz yakalıyor ve adeta sürekli diken üzerinde oturtuyor. Öyle ki ne olacağını az çok tahmin ettiğiniz klişe sahnelerde bile bu klişeler hiçbir suretle sırıtmıyor, aksine daha çok keyif veriyor. Pineapple Express (2008), Stronger (2017) gibi filmlerden hatırlayacağımız yönetmen David Gordon Green bu tekinsiz sahnelerde çok iyi bir iş çıkarmış. Jamie Lee Curtis her zamanki gibi başarılı oyunculuğu ile filmi yükleniyor. Karakteri adeta yaşayan Curtis, 40 sene boyunca mücadele ettiği psikolojik sorunlar, aile travmalarını seyirciye çok iyi geçiriyor. Laurie’nin torunu Allyson rolündeki genç aktris Andi Matichak de filmde performansı ile dikkat çeken diğer bir oyuncu. Michael’ın doktoru Dr. Sartain rolünde izlediğimiz Haluk Bilginer ise sürpriz hamleler ile seyirciyi şaşırtmayı başarıyor. Filmde kilit denebilecek karakterlerden birine hayat verdiğini de söylemek mümkün.
Senaryo tarafında yönetmen Green ile birlikte genelde komedi filmlerinden hatırlayacağımız Danny McBride ve öncesinde sadece bir televizyon serisinin senaristliğini üstlenmiş olan Jeff Fradley var. Senaryo oldukça özenli ve ilk filme asla ihanet etmeyen bir yapıda yazılmış. Hayranların bunca zaman sonra sinemadan memnun ayrılmaları için çaba sarf edildiği belli oluyor. Öyle ki ilk filme dair göndermeleri de ihmal etmemişler. Bu sefer karşımızda hiç olmadığı kadar acımasız bir Michael var. Filmin bu karanlık ve sert dokusu hiç şüphesiz korku severleri memnun edecektir. Ayrıca Michael ile Laurie’nin yüzleştiği sahneler ise hoş bir nostalji yaşatmıyor da değil.
Bu Cadılar Bayramı’nda 40 sene sonra gelen efsaneye tanık olmak, Michael’ın sakin ve bir o kadar huzursuz sahneleri ve Carpenter’ın efsane tema müziği eşliğinde gerilimin tadına doymak istiyorsanız Halloween’ı mutlaka sinemada izleyin.